Giriş Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM) ile mikroyapı incelemesi, malzeme karakterizasyonu için kullanılan analizler arasında en temel tekniklerden biridir. Bu teknik, malzeme bilimi tetrahedronundaki "yapı" bileşeni ile ilgili bize çok değerli bilgiler sunar. Bir malzemenin mikroyapısı; dayanım, sertlik, iletkenlik gibi makro özelliklerini doğrudan etkilediği için, SEM birçok durumda "olmazsa olmaz" bir analiz yöntemi olarak karşımıza çıkar. Peki, laboratuvarın kapısından girmeden önce cebimizde hangi bilgiler olmalı? İşte SEM analizi öncesi dikkat etmeniz gereken kritik noktalar. 1. Her Malzemeye SEM Analizi Yapılabilir mi? Özetle; katı olması, nem içermemesi ve belli boyutlarda olması şartıyla, evet. Günümüzde, son teknoloji SEM cihazları (Environmental SEM - ESEM gibi) ve özel numune hazırlama teknikleri ile viskoz veya nemli numuneler incelenebilse de bu henüz her laboratuvarda bulunan yaygın bir imkan değildir. Standart bir SEM analizinde numunenin akışkan ...
Doğada dolaşırken yağmurdan sonra bazı yaprakların, özellikle de lotus (nilüfer) yaprağının üzerinde suyun hiç dağılmadan küreler halinde kaldığını fark ettiniz mi? Su adeta yaprağa değmekten kaçınır ve üzerinden kayıp giderken tozu toprağı da temizler. Bu "Lotus Etkisi", malzeme bilimindeki en heyecan verici konulardan biri olan Temas Açısı ve Yüzey Enerjisi ile açıklanır. Bir sıvı damlasının katı bir yüzeye bırakıldığında yüzeyle yaptığı açıya Temas Açısı denir. Bu açı, sıvının yüzeyi ne kadar ıslatabildiğinin (ıslanabilirlik) doğrudan ölçüsüdür. Eğer damla yüzeye yayılıyor ve temas açısı 90 dereceden küçükse, bu yüzey Hidrofilik (suyu seven) bir yüzeydir. Temiz bir cam buna iyi bir örnektir. Eğer damla yüzeyde top gibi büzüşüyor ve temas açısı 90 dereceden büyükse, yüzey Hidrofobik (suyu iten) demektir. Teflon tavalarımız veya su tutmayan araba camı kaplamalarımız bu sınıfa girer. Temas açısı 150 dereceyi geçerse, işte o zaman süper-hidrofobik, yani Lotus yaprağı kara...
Geçmiş yazılarımızda XRD ile malzemelerin kristal yapısını, SEM-EDS ile de hangi elementlerden oluştuklarını analiz etmiştik. Ancak malzeme biliminde bazen elementleri bilmek yetmez. Örneğin, elinizde saf karbondan oluşan bir numune var. EDS cihazı size sadece "%100 Karbon" der. Peki bu karbon yumuşak bir grafit mi, yoksa dünyanın en sert malzemelerinden biri olan elmas mı? Ya da harika iletkenliğe sahip bir karbon nanotüp mü? İşte atomların birbirine nasıl bağlandığını, o moleküler iskeleti görmek istediğimizde sahneye Raman Spektroskopisi çıkar. Milyonda Birlik Mucize: İnelaştik Saçılma (Raman Etkisi) Raman cihazının çalışma mantığı, malzemenin üzerine tek renkli ve çok güçlü bir ışık (Lazer) göndermeye dayanır. Lazer fotonları numuneye çarptığında büyük bir çoğunluğu numuneden hiçbir enerji kaybetmeden, aynı renkte geri seker. Buna Rayleigh saçılması denir ve bizim işimize yaramaz. Ancak fotonların kabaca milyonda biri, molekülün içindeki kimyasal bağlara çarpar ve o ...